Su yönetimi, Osmanlılar döneminde İstanbul’un kentsel organizasyonunun merkezi bir meselesi haline geliyor. Restore edilen su kemerleri, yeni ağlar, barajlar ve rezervuarlar şehrin su dengelerini yeniden şekillendiriyor. Su artık kamusal alanı yapılandırıyor, çeşmeleri ve hamamları besliyor, kentsel genişlemeye eşlik ediyor. Hidrolik kontrol artık sürdürülebilir bir yönetişim ve planlama aracı olarak kendini dayatıyor.
İndeks IA: Akdeniz Bilgileri Kütüphanesi
İstanbul, nehir olmayan bir şehir: #2 Osmanlı su kemerlerinden günümüz zorluklarına
22-med – Şubat 2026
• İstanbul'da su yönetimi, Osmanlı döneminde Roma'dan miras alınan büyük hidrolik sistemler etrafında yapılandırılmıştır ve yüzyıllar boyunca adapte edilmiştir.
• Kırkçeşme'den modern barajlara, metropol hala güncel olan yapısal bir su kısıtlaması ile karşı karşıyadır.
#istanbul #su #tarih #hidrolik #osmanlıimparatorluğu #kentselplanlama #kaynak #kuraklık #akdeniz
Osmanlılar, 1453’te Konstantinopolis’in fethinde su sıkıntısı çeken bir başkent devraldılar. Hemen, II. Mehmet’in saltanatı altında, Bizanslılar tarafından bırakılan Halkalı su kemerleri restore edilecek ve sisteme yeni yapılar eklenecektir. Hidrolik mühendis Kazım Çeçen’e göre, bu bölgede bağımsız 16 su kemeri hattı vardı. Restoratör Aygül Dumanoğlu, Fatih’in (Türkçede “fetih eden” anlamına gelen ve II. Mehmet’in lakabı) Kırkçeşme suyu için 21 kemer inşa ettirdiğini belirtmektedir. Böylece Osmanlılar, şehrin acil su ihtiyaçlarını karşılamak için Roma-Bizans mirasını işlevsel hale getirmeye çalıştılar.
Kırkçeşme sisteminden modern ilk ağlara
İstanbul’un su tarihindeki gerçek dönüm noktası 16. yüzyılda gerçekleşti. Muhteşem Süleyman’ın saltanatı altında, mimar Sinan tarafından tasarlanan ana su temin sistemi “Kırkçeşme”, Osmanlı İmparatorluğu’nun en kapsamlı hidrolik mühendislik projesidir. Bu sistem, Belgrad ormanlarının yüksek rakımlı kaynaklarından suyu toplayarak barajlar aracılığıyla şehre taşıyordu ve Büyük Baraj, Kirazlı Barajı ve Uzun Su Kemerleri gibi anıtsal yapılarla destekleniyordu. Sinan’ın sistemi, suyun eğimini, basıncını ve dağıtımını hassas bir şekilde hesaplayan bir mühendislik anlayışını yansıtıyordu. Yaklaşık 55 kilometre su kemeri, 33 kemer ve 300’den fazla çeşme ile Kırkçeşme, Roma-Bizans döneminden beri İstanbul’da kurulan en büyük su ağı haline geldi.
Bu makale henüz mevcut değil.
Yakında geri gelin, bu makaleyi keşfedin!